GeçmiÅŸten günümüze Anadolu’da mermer
Ocak 31, 2009
İnsanın taşla tanışması herhalde onu ilk avını vurmak ya da düşmanından korunmak için kullanmasıyla başlar. O zamanlar mermeri diğer taşlardan ayırmasına gerek yoktu. Ama taşların sertliklerinin birbirinden farklı olduğunun ayrımına vardığında, birini diğerinin işlenmesi için kullanabileceğini de öğrendi.
İlk yerleÅŸim birimlerinin Anadolu’da kurulmaya baÅŸladığını biliyoruz. Bu dönemlerde kullanılan taÅŸlar, kolay iÅŸlenebilen tüfler, katmanlı kireç taÅŸları (veya mermerler) ve yine kolaylıkla plakalara ayrılabilen kayrak veya ÅŸistlerdi. Bu taÅŸ ocaklarında bulunan el araç ve gereçlerine bakıldığında İ.Ö. üçbili yılların sonuna kadar taÅŸ, tahta ve bakır kullanıldığını, ikibinli yıllarda taÅŸ ve tunç yanında çok az da olsa demirden yapılma araç ve gereçlerin bulunduÄŸunu, birinci binli yıllarda ise geliÅŸmiÅŸ demir araç ve gerecin her yerde yaygınlaÅŸtığını görürüz.
Her ne kara Miletos’un kuruluÅŸu ikinci bin yılının ortaları, Ephesos’un birinci bin yılın baÅŸları ise de, doÄŸal taÅŸların en güzeli mermerin altın çağı İ.Ö. yedinci y.y.’da baÅŸlar.
İ.Ö. yedinci y.y. ile İ.S. 7. y.y.’a kadar süren bu döneme, aslında eski çaÄŸlara koÅŸut olarak “Mermer Çağı” denilebilir. Bu dönemde dünyanın hiçbir yerinde, Anadolu’daki kadar çok mermer iÅŸletilip kullanılmamıştır. Yine bu dönemde Anadolu’da yapılan görkemli yapılara, olaÄŸanüstü güzellikteki mermer heykellere, kabartmalara, tapınak iÅŸlemelerine hiçbir yerde rastlanmaz. Dünyanın yedi harikasından; Artemis tapınağı ve Halikarnas Mausoleum’u bu dönemin tarihe damga vuran yapıtlarıdır.
İ.Ö. 356 yılında yakılan 2. Artemis tapınağı, aslına uygun olarak ama çok daha görkemli bir biçimde tam 220 yılda tamamlandı. Depremlerden etkilenmemesi için tapınak, bataklık zemin üzerine yün ve kömür döşenerek inşa edildi.
55. 10 x 115.14 m. geniÅŸliÄŸinde bir alana yapılan tapınak, 17.65 m. yüksekliÄŸinde 127 sütunla çevrelenmiÅŸti ve tüm tapınak Anadolu’nun her yöresinden getirilen mermerlerle yapılmıştı.
Tapınağın ön yüzünde iki kolon arasındaki geniÅŸlik 8.70 m.’dir. Bu iki kolonu birleÅŸtiren ve tek parçadan oluÅŸan iÅŸlemeli ön aynanın ağırlığı ise 24 tondur. O günkü koÅŸullarda bu parçanın yerinden nasıl çıkarıldığı, Ephesos’a nasıl getirildiÄŸi ve 20 m. yüksekliÄŸe 24 ton ağırlağındaki bu tek parça mermerin nasıl yerleÅŸtirildiÄŸi çözülmüş deÄŸildir.
Mermerin bu dönemde bu kadar önem kazanması Anadolu’da binin üzerinde iÅŸletme açılmasına neden olmuÅŸtur. Bu iÅŸletmeler, Afyon İscehisar, Denizli, Bafa Gölü çevresi ve Selçuk yakınlarında yoÄŸunlaÅŸtırılmıştır. Bu bölgelerdeki baazı ocaklardan yüzbinlerce m3 mermer çıkarılmış olanları vardır.
İşletmelerin hızlı artışı üretim yöntemlerinde de inanılmaz gelişmelere neden olmuştur. Bugün modern teknoloji olarak nitelendirdiğimiz uygulamalar, aslında o dönemlerde temel olarak mantığa dayanan uygulamalardı. İlk tel kesmenin Afyon İscehisar, İzmir Ayaklıkır ve Bafa gölü çevresindeki ocaklarda uygulandığını belirten izler ne yazık ki burada yeni açılan işletmeler tarafından yok edilmiştir.
Tarihte ilk katrak ise İ.S. ikinci y.y.’da 115 - 220 yılları arasında Ephesus’ta kurulmuÅŸtur. Restorasyon alanındaki mermer fabrikası içinde, kesimi yarım kalmış Bilecik bej blok, katran volanı, su kanalları, cila için ayrılmış bölümler ve fabrika sahibinin yandaki evinin duvarlarını süsleyen cilalı mermerler ikibin yıllık teknolojinin en güzel örnekleridir.
Yedinci y.y.’daki büyük deprem ve onu izleyen akınlar, göçler, savaÅŸlar bu altın çağın kapanmasına Anadolu’da Kara Dönemin baÅŸlamasına neden olmuÅŸtur.
Bu dönemden sonra ne Bizanslılar ne Selçuklular, ne de Osmanlılar aynı yoğunlukta mermer işlememişlerdir. Ocaklardan yine murç ve çekiçle çıkarılan mermer blokları el işçiliği ile yontularak kiliselerde, hamamlarda, camiilerde, saraylarda ve kervansaraylarda kullanılmıştır.
Cumhuriyet döneminde ise Osmanlı’dan kalan TaÅŸ Ocakları Nizamna’mesi ile iÅŸletilmeye bırakılmış, mermer ocaklarına güvenilerek mermer sanayiinin geliÅŸmesi beklenemezdi. 1985 yılında mermerin Maden Yasası kapsamına alınmasıyla mermer sanayinin ivme kazandığı görülür. 1980′lerde neredeyse yok denecek kadar az olan mermer dış satımımızın 1995′de 70 milyon doları aÅŸması bunun çarpıcı kanıtıdır.
Yazıya hangi kelimelerden ulaşmışlar:
- fas ta mermer fabrikaları (1)
- geçmişten günümüze traverten (1)
- travertenler geçmişten günümüze (1)
Karadeniz Bölgesi’nin mermer potansiyeli
Ocak 7, 2009
Karadeniz Bölgesi’nde çok geniÅŸ magnatik kayaç oluÅŸumlarına rastlanmaktadır. Giresun, Ordu, Trabzon, Rize ve Artvin dolaylarında çok geniÅŸ alanlar boyunca mostra veren ve bileÅŸimi granitten monzonite kadar deÄŸiÅŸen kayaçlar Kreatase - Tersiyer döneminde oluÅŸmuÅŸlardır. Buna ek olarak Zonguldak, Bartın ve Kastamınu arasında Jura - Kretase yaÅŸlı kireçtaÅŸları yüzeylenmektedir. Kastamonu çevresinde Kargı Masifi’ne ait metamorfik temel içinde mermer mercekleri bulunmaktadır. Ayrıca Bolu ve Kastamonu çevresinde Kuzey Anadolu Fayı boyunca traverten oluÅŸumlarına rastlanmaktadır.
Bölgedeki başlıca alalar aşağıdaki gibidir:
- Artvin Yöresi
Magnatik kayaçlar: Şavşat As Alanı
- Bartın Yöresi
Kireçtaşı alanları: Eflani As Alanı
- Bolu Yöresi
Traverten alanları: Susuz As Alanı, Albatr Alanları, Seben As Alanı
- Giresun Yöresi
Magnatik kayaçlar: Doğankent (Harşit) As Alanı
- Gümüşhane Yöresi
- Kastamonu Yöresi
Mermer alanları: Araç As Alanı
- Ordu Yöresi
Magnatik kayaçlar: Topçam As Alanı
- Rize Yöresi
Magnatik kayaçlar: İkizdere As Alanı
Yazıya hangi kelimelerden ulaşmışlar:
- granit mermer fiyatları trabzon (1)
- karadeniz bölgesi mermerleri (1)
- karadeniz traverten (1)




Son Yorumlar